22.8.13

Revenge / İntikam


"Bir intikam yolculuğuna çıkmadan önce iki mezar kaz"

Çinli filozof Konfüçyüs’ün yukarıdaki sözüyle başlayan ve başrol oyuncusunun sade güzelliği, hırslı ve oldukça haklı planlarıyla seyirciyi etkileyen bir dizi “Revenge”.


Revenge Ekibi


Pembe dizi kıvamında olsa da aynı zamanda merak uyandırıcı ve 3. sezonu görecek kadar da popüler. Zaten Türk versiyonu olan “İntikam”’ın çekilme sebebi de bu popülarite olsa gerek. Yapımcılar Aşk-ı Memnu ile yakalanan kitlenin İntikam dizisini de seveceğini düşünmüş de olabilir.




Türk dizi izleyicilerini çekecek entrika, güzel ve zengin insanlar, biraz daha az zengin ama daha iyi insanlar, güzel ev ve arabalar, kaliteli restoranlar, giyim zevki... Bunların hepsi bu senaryonun içinde var. Dolayısıyla uyarlanması oldukça mantıklı. 

Emily VanCamp ve Beren Saat

Tüm dolaplarda bulunması gereken o minik siyah elbiselerden biriyle Emily VanCamp

Elle dergisi Style Award töreninde Beren Saat


Türk versiyonunu biraz ağır olduğu için fazla izleyemesem de yabancı versiyonunun özellikle ilk sezonu kayda değer. Diziyi sevebilmek için senaryodaki ufak mantık hatalarını gözardı etmek ve Emily VanCamp’in başta insana soğuk gelen zamanla ‘ne masum ama aynı zamanda ne cevval kızmış bu’ dedirten yapısına alışmak gerekiyor sanırım. Benim için dizinin en güzel yanlarından biri de dizideki tüm evlerin özenle dekore edilmiş olması. Özellikle Emily'nin evindeki stil göz kamaştırıcı.

Emily'nin sahildeki evi

Orjinalindeki sonsuzluk kere sonsuzluk işareti mükemmel

Üzerinde yazılar olan bu koltuk dizide Victoria'ya ait

Böyle bir mutfakta yemek yapmayı kim istemez


Sonuç olarak bu hikaye klasik intikam hikayelerinden biraz farklı. İntikam alınan daimi bir yenilgiye uğramazken, intikam alan da her zaman aynı hırsta ve kusursuzlukta hareket etmiyor. İyi seyirler...

“Nothing inspires forgiveness quite like revenge.”

Hiç yorum yok: