28.2.14

Oscar'in Muhim Kadinlari




2 Mart gecesi gerceklesecek 2014 Oscar odul toreni oncesi adaylar ile ilgili yorumlar yerine Oscar tarihinde kadinlarin basarilari ve pek cok kategoride ilk oluslari ile ilgili yazmak istedim. Izlemesi cok zevkli olan torenler hem kimlerin odul kazanacagini hem de pek cok unlu ve sevilen ismi gormek icin guzel bir firsat. Cogu zaman hakeden filmlerin kazanamadigini hatta bazen aday bile gosterilmedigini dusunsem de film izlemeyi seven herkesi torene cekecek bir seyler vardir diye dusunuyorum. Bu sene Ellen DeGeneres'in sunacagi torene buyuk ihtimalle '12 Years a Slave' filmi damga vuracak, ben 'American Hustle' filmi oyuncularini ve 'Gravity''nin odul kazanip kazanamayacagini merakla bekliyoum.




1934 – Ilk Cocuk Aktris

Sherley Temple gamzeli yuzu, lule lule saclari ve muthis dans yetenegi ile Hollywood'un goz bebegiydi. Daha henuz 6 yasindayken,1934 yilinda aldigi odul ile Oscar kazanan ilk cocuk aktris olmayi basardi. Pek cok cocuk yildizin aksine kendisine oyunculuktan farkli bir yol cizerek politikaci olmayi secen Shirley Temple 1969'da Birlesmis Milletler'de Amerika temsilcisi oldu ve cesitli ulkelerde buyukelcilikler yapti. Gectigimiz gunlerde 85 yasinda vefat eden unlu ve saygin politikaci Oscar tarihinin ilkleri arasinda yer almayi da basardi.




1939 – Ilk Afro-Amerikali Oyuncu

Oscar kazanan ilk zenci oyuncu olmayi basaran Hattie McDaniel, 'Ruzgar Gibi Gecti' filminde simarik guzelimiz Scarlet (Vivien Leigh)'in yardimcisini oynamisti. Gercekten goz dolduran oyunculugu ile 'En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu' odulunu almis ve Oscar tarihine gecen basarili kadin oyunculardan biri olmayi basarmisti. Olayin en ilginc yanlarindan biri de Oscar torenlerine hizmetci ya da calisan degil de konuk olarak davet edilen ilk zenci de kendisidir.




1961 – Ilk Yabanci Film ile En iyi Aktris

Italyan kadinlarini gozumuzde canlandirdigimizda aklimiza ilk gelecek olan ikon yildiz, 60'li yillarda guzelligiyle tum dunyayi kendisine hayran birakan Sophia Loren'dir. Kendisi 'Two Women' gibi yabanci bir film ile 'En Iyi Kadin Oyuncu' Oscar'ini alarak tarihe gecmistir. 'Gorduguz her seyi spaghettiye borcluyum.' diyecek kadar eglenceli ve ozguven sahibi bir kadin olan Sophia Loren gunumuzde bile guzelliginden bir sey kaybetmeyerek karizmatik kisiligiyle hayranlik kazanmaktadir.




1973 – Ilk En Iyi Kadin Yapimci

'The Sting' filmi ile Oscar alan ilk kadin yapimci olan Julia Phillips ozellikle de yapimciligini yapmis oldugu 'Taxi Driver' filmi ile bilinir. Cok satanlar arasina hizlica giren 'You'll Never Eat Lunch in This Town Again' isimli kokain kullandigi cilgin yillarini da anlatan otobiyografik kitabini 1991 yilinda yayinlamistir.




1983 – Ilk Karsi Cinsi Oynayarak Kazanan

'The Year of Living Dangerously' filminde bir erkek karakteri canlandirarak 'En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu' Oscar'ini kazanan Linda Hunt, karsi cinsi canlandirarak odul kazanan ilk kadin oyuncudur. 1.45'lik ufacik hali dikkat ceken yetenekli oyuncu pek cok unlu film (Pocahontas) ve oyunun (God of War) seslendirmesinde de yer almistir.




1991 – Ilk (ve son) Anne- Kiz Adayligi

120'yi askin rolde yer alan ve 3 defa Oscar'a aday gosterilen Diana Ladd, 1991 yilinda 'Rambling Rose' isimli filmde kizi Lauren Dern ile birlikte oynamistir. Anne-kiz bu filmdeki oyunculuklari ile Oscar tarihinde bir ilki gerceklestirerek 'En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu' dalinda birlikte aday gosterildiler.




1994 – Ilk Tek Basina Sunucu

'Ghost' filmi ile 1990 yilinda 'En Iyi Yardimci Kadin Oyuncu' dalinda hem BAFTA hem Oscar hem de Golden Globe alan basarili ve oldukca sevimli oyuncu Whoopi Goldberg, Oscar torenlerine tek basina sunuculuk yapan ilk kadin oyuncudur.




2009 – Ilk En Iyi Kadin Yonetmen

Kathryn Bigelow yonettigi 'The Hurt Locker' filmi ile 'En Iyi Yonetmen' Oscar'i kazanan ilk kadin yonetmen oldu. Bu odulun bu kadar yakin bir tarihte ilk kez bir kadina verilmis olmasi uzucu olsa da Kathryn Bigelow'un bu odulu eski esi olan dahi yonetmen James Cameron'a karsi kazanmis olmasi ozellikle sasirticiydi. Her ne kadar Oscar kazanan 'The Hurt Locker' filmini hic begenmemis olsam da bir kadina odul kazandirmasi sevindirici. Kendisinin "Eğer kadınların film çekmesine karşı belirgin bir direnç varsa ,ben bu engeli iki nedenle yok saymayı tercih ediyorum; ilk olarak cinsiyetimi değiştiremem, ikinci olarak da film yapmamayı da kabul edemem." sozu oldukca aciklayici degil mi?


18.2.14

Hayal Mi Gercek Mi


"Stop dreaming, start leaving"

Sahip olunan hayati cesurca sil bastan yapma ve dunyayi dolasma durumlari bana her zaman cekici gelmistir. Her seyi birakip gideyim, her yeri goreyim, herkesi taniyayim, cok sey bileyim durtusu beni arada ziyaret eder. Bu sebeple de “The Secret Life of Walter Mitty” filmini duyar duymaz cok merak ettim ve buyuk beklentiler ile izledim.




Bazen bazi filmlerin fazla gercekci olmamasi gerekir, oylesi daha guzeldir ve asil onemli olan size hissettirdikleridir. Ben de bu dusunceyle bazi filmleri izlerken film kahramanlarinin istediklerini yapma konusunda bizden biraz daha cesur ve kararli olmalarini bekliyorum. Walter bu konuda beni yaniltmadi ama keske baska bir oyuncu oynasaydi bu rolu demeden de edemedim. Yonetmenlerin kendi filmlerinde basrol oynamayi neden tercih ediyor olabilecegini tahmin etsem de bu rolde bir baska oyuncuyu gormeyi isterdim.




Walter Mitty (Ben Stiller), kucuk yasta babasini kaybeder ve cok cabuk sorumluluk sahibi bir insana donusur. Sonrasinda kendini sik sik hayal dunyasinda kaybeden, gunluk hayatini ise kendisinden beklendigi sekilde yasayan biri haline gelir; ozveri ile yaptigi duzenli bir isi ve ailesi ile yakin iliskileri olan sorumluluk sahibi bir ogul ve kardestir. Bu olagan hayatin icinde en az kurdugu hayaller kadar guzel bir seye daha sahip olur Walter, bu da isyerinde yeni calismaya baslayan Cheryl (Kristen Wiig)'e duydugu asktir. Tam guzel ve icten Cheryl'e asla acilamayacagini dusunmeye baslamisken Walter is yerinde karsilastigi bir kac sorunla beraber bambaska bir insana donusmeye baslar.




Daha da dogrusu Walter aslinda oldugu kisiyi bulmaya baslar. Iste filmin kolay empati kurulabilen karakteri Walter'i sevmeye biz de bu noktada baslariz. Maceraya atilirken gosterdigi cekingenlik, 9-6 calistigi isinden gelen sabir, uyumlu bir insan olarak yasadigi yillarin getirdigi mutevazilik onu gozumuzde oldugundan da daha sempatik ve ozel kilar. Ustelik ben kaykay ile yok olmakta olan kasabaya gidisini ve Sean O'Connell' li (Sean Penn) dag sahnelerini cok sevdim. Benjamin Button gondermesini gereksiz bulsam da kurumsal sirket ve fotografcilik ile ilgili gondermeler oldukca yerindeydi. Filmin bir baska guclu yani da muzikleri. Ozellikle David Bowie ile Kristen Wiig'in soyledigi Space Oddity (Major Tom) ve fragmandaki muthis sarki Of Monsters and Men'den “Dirty Paws” uzun sure dinlenebilir.




Bu kadar cok mesaj vermenize gerek yoktu diye dusunup filmdeki ufak suprizi en basta tahmin etmis olsam da filmi izledigime bir an bile pisman olmadim. Guzel goruntuler izlemenizi, sorunlarinizi unutmanizi ve maceraya atilma istegiyle dolmanizi saglayan bir film. Ana fikir tum o bariz gondermelere ragmen yerine ulasirken populer kultur ogeleri ile hafif dalga gecen, mizahi yonu kuvvetli, keyifli bir film izlemis oluyorsunuz, tebessumle cikmak da garanti.


Iyi seyirler...



12.2.14

Zumba Zamani



Ne sadece dans ne de sadece spor; cok hareketli ve eglenceli... Diger dans ya da aerobik derslerinden farkli olarak egitmen size hic bir sey soylemiyor ve sizi duzeltmeye calismiyor. Bangir bangir calan muzigi duyarak ve egitmeni takip ederek dans etmeye basliyorsunuz. Aslinda ne kadar cok terlemis ve spor yapmis oldugunuza, dakikalarin nasil gectigine inanamadan kursun sonuna geliyorsunuz.




Son yillarin populer fitness aktivitelerinden biri. Ben de onu yakin zamanda kesfetmis ve cok sevmis biri olarak bu yaziyi yazmak istedim. Zumba, 1990'larda ayni zamanda Shakira'nin egitmeni olmasi ile de taninan unlu dansci Alberto Perez tarafından Kolombiya'da ortaya çıkarılan ve tabi ki Latin esintileri tasiyan bir dans/fitness programı.



Benim icin de hem dans hem aerobik hareketlerini birlestiren icinde bol bol hip-hop, samba, oryantal, sirtaki ve isinma hareketleri bulunduran keyifli bir secenek. Dakikalarin nasil gectigini anlamadan, cesitli dans figurleri ogrenerek epey terleyip vucudunuzu forma sokabiliyorsunuz. Ben 1 saatlik zumba kursundan sonra spora 1 saat daha devam ediyorum ama rahatlikla suana kadar yaptigim hicbir spor zumba kadar eglenceli degildi diyebilirim. Belki kursa arkadaslarimla gidiyor olmamin veya hocamizin cok eglenceli biri olmasinin da bunda etkisi olabilir ama zumba kesinlikle sikiciliktan uzak bir aktivite.




Bedeninizi farkinda olmadan calistirip tek ders (1 saat) ile 500-900 arasi kalori yakabiliyorsunuz. Tabi bu durum gidilen merkeze, egitmene gore degisecektir. Oldukca hizli olan figurleri hareketli parcalara uyarak yapmaya calisirken stresten uzaklasmak da kolay oluyor, bu da zumbanin yaratici bir yani.


Tabi isin ticarete dokulen yanlari da oldukca fazla. Sadece spor salonlarinda tercih edilen bir program olmadigi asikar. DVD'leri, ozel kiyafetleri, video oyunlari, muzik koleksiyonlari, diyetleri, araclari, ozel etkinlikleri ile cilgincasina pazarlaniyor, ozellikle de Amerika'da.


Benim zumba icin favori parcalarim: 'Pitbull - Pause', 'Enur – Calabria', 'Cosculluela - Prrumm', 'Don Omar – Danza Kuduro', 'Pussycat Dolls – Jai Ho'. Youtube'da inanilmaz videolar bulmak mumkun. Yapip yapmamaya karar vermeden once izlemenizi mutlaka tavsiye ederim.




Ustelik zumba hareketleri cok degisken, es gerektirmiyor ve farkli yas gruplarina gore farkli tipleri mevcut. Bence spor salonlarindaki monoton derslerden bikanlara birebir bir aktivite. Normalde yapmak istemeyeceginiz ya da yapmaya cesaret edemeyeceginiz dans figurleri de dahil, icine her seyden biraz alan yeni ve eglenceli bir format. Zumbayi, dans edip spor yapmanin eglenceli bir yolu diyerek de ozetleyebilirim.


7.1.14

Soya Filizli Kizarmis Tofu



Asya mutfagindan gelen sagligi tasiyan ustelik yapmasi da cok kolay olan, lezzetli bir tarifi anlatmak istiyorum. Ben normalde soya filizini kaynatarak kullandigim icin bu versiyonu yapmaya basta cekindim ama sonuc beni memnun etti. Soya filizi fazlasiyla lif icerdigi icin oldukca saglikli ve diyetlere uyumlu bir sebze. Sadece sirke, sarimsak ve tuz ile bile guzel bir salataya donusen, spagetti ile pisirdiginizde de harika olan bir saglik kaynagi. Tofu ise Turkiye'de cok fazla tuketilmeyen ama vejeteryanlarin can simidi olan bir besin. Hafif beyaz eti andiran tadi ve beyaz peyniri, loru animsatan gorunusuyle kullanim alani bol olan bir lezzet. Cok iyi bir protein kaynagi oldugu ve kolestrol icermedigi bilinen tofuyu sevmiyorsaniz ya da bulmasi zorsa tavuk etini de kullanarak ayni tarifi yapabiliriz elbette. Bu tarifte tofuyu yumurtaya, una ya da galeta ununa bulamadigimiz icin her ne kadar tarifin adi kizartma olsa da sonuc agir degil. Istedigimiz baska sebzeleri -brokoli, havuc uygun olabilir- ekleyebilecegimiz bu tarif basit oldugu kadar lezzetli de oluyor. Ustelik farkli bir sey yemek istediginizde de iyi bir alternatif ve protein kaynagi olabilir.




Gerekli Malzemeler:

  • 1 paket tofu (sert olani tercih edilmeli)
  • 2 kase soya filizi
  • 2 yemek kasigi zeytinyagi
  • 1 limon suyu
  • 1 dis sarimsak
  • Soya sosu
  • Nane, kirmizi pul biber, seker, tuz



Nasil Yapilir:

  1. Tofuyu kucuk kareler seklinde kesiyoruz. Soya filizlerini yikayip kenara aliyoruz.
  2. Tavayaa -vok tavasi tercih sebebidir- zeytinyagini ekledikten hemen sonra tofulari ve sekeri ekliyoruz ve kisik ateste sabirla tofularin renginin degismesini bekliyoruz cevirerek. Tofularin rengi kizarmaya baslayinca soya filizlerimizi ve yarim bardak sicak suyu ekliyoruz. Filizler altta tofular ustte kalacak sekilde orta ateste yemegi pisiriyoruz.
  3. Bir yandan da baharatlari, ezilmis sarimsagi, limon suyunu ve soya sosunu karistirip tavamiza ekliyoruz.
  4. Filizler inceldiginde tavanin altini kapatiyoruz. Istege gore sicak sekilde ya da salata gibi soguk sekilde servis edebiliriz.


Kizarmis tofunun yanina en cok noodle yakisiyor. Biz domates sosu ile hazirladigimiz yumurtali noodle uzerine kizarmis tofuyu koyarak beraber yedik. Eger yagsiz hazirlanmis pilav yaninda yerseniz de oldukca iyi bir diyet yemegi olabilir. Tofu ile aklimizdan cikarmamiz gereken en onemli sey tek basinayken belirli bir tadi olmayan tofular yaninda pisirdiginiz seyin tadini kolayca emiyorlar. Umarim cok kisa surede hazir olan bu farkli tarif hosunuza gider. Afiyet olsun.




5.1.14

Road Trip, Florida


"It is better to travel well than to arrive"

Amerikan genclik ya da korku filmlerinde oldukca cok kullanilan bir durumdur 'road trip'ler. Bir arabaya dolusup yola cikan genc insanlarin basina olmadik isler gelir. Arabanin bozulmasi ile yolda kalir, katili bilinmeyen ani cinayetlere tanik olur, cilgin biri tarafindan kullanilan araba ile rahatsiz edilirler yani isler epey ters gidebilir. Biz tum bunlari goz ardi ederek ayni zamanda komsumuz olan sevgili arkadaslarimizin teklifi ile guneyin baskenti olarak gorulen Atlanta'dan guneyin sahilleri ile unlu eyaleti Florida'ya olan uzun yolculuga birlikte araba ile gitmeye yani Amerika'daki ilk 'road trip' imizi yapmaya karar verdik. Pisman da olmadik...




Google Map tarafindan 7 saat surmesi beklenen yolu surekli verdigimiz keyifli molalarimizla 12 saate cikarmayi basararak Florida'nin en guzel sahili odulunu almis olan 'Clear Water Beach'e ulastik. Molalarimizin genel amaci benzin almak olsa da gordugumuz tum McDonalds'lar gerek kahveleri gerek de menuleri ile bize yarenlik etti. Ozellikle cocuk menusu ile birlikte esimin cok sevdigi 'Ninja Turtles' oyuncaklarindan vermeleri bizi onlara bagladi. Bu arada otoyol kenarinda bulunan benzin istasyonlari gercekten de filmlerdeki gibi garip ve hafif korkutucu yerlerdi. Her an biri soyguna gelecekmis gibi hissetmedim desem yalan olur. Benzini kendiniz almaniz gerektigini belirtmeme gerek yok sanirim filmlerden asinayiz, bir ipucu da yasadiginiz eyaletin disindaki benzin istasyonlarinda genelde nakit para kullanmakmis. Burada kart bilgilerinin ele gecmesi, hata ile ya da bilerek farkli miktarlar cekilmesi cok sik karsilasilan bir seymis. Bu sirada biz aslinda yola cikmadan once epey bir sey almistik yanimiza. Hatta yol arkadaslarimiz sicak suyla kolayca yapilabilen cabuk noodlelardan bile getirmislerdi. Ama sik sik piknik yapmamiz, gordugumuz tum parklarda durmamiz ve arabada gecirdigimiz zamanlarda da sohbet sirasinda farkina varmadan hizlica yememiz sonucu yanimiza aldigimiz cips, kurabiye, kraker gibi atistirmaliklari da kolayca tukettik. Bence kesinlikle bagaji atistirmaliklarla doldurmak iyi fikir yolculuga cikmadan once. Hatta bir dahaki sefere patates salatasi, kisir, borek gibi yemesi kolay, leziz seyler hazirlamaya karar verdim.


Clear Water Beach

Yol arkadaslarimizin bambaska ama bir yandan da bize benzer yanlari olan kulturlerini tanima sansi da gezimizi daha guzel hale getiren bir sey oldu. Insanlarin birbirini asil yolculuk sirasinda gercekten tanimaya basladiginin soylendigini cok duymustum ki dogruluk yani oldugunu iyice anlamis oldum. Birbirimizin sarkilarini dinleyip, dizileri, filmleri hakkinda konusurken bir yandan da aile yapilarimiz, geleneklerimiz hakkinda fikir edinmis olduk.


Haritadan gordugumuz ve dayanamayip gezmeye karar verdigimiz 'State Park'lara resmen bayildik. Coguna park yerine orman demek daha dogru olabilir. En cok begendigim ve sizlere onerecegim eyalet parki ise 'Caladesi Island State Park' oldu. Buraya ulasabilmek icin oncelikle 'Honeymoon Island'a araba ile ulasmak (giris 8$) daha sonra da her yarim saatte bir kalkan tekne (kisi basi 14$) ile adaya gecmek gerekmekte. Icinde ev ya da arabanin olmadigi, cesit cesit hayvanin yasadigi, piknik yapabileceginiz, su kayagi deneyebileceginiz, balik tutabileceginiz ya da sahilinde denize girebileceginiz inanilmaz bir yer. Bir diger inanilmaz park da Tallahassee yakinlarinda bulunan 'Maclay Gardens State Park' idi. Burada da cesit cicek ve agac gorebilir, kiyisinda dinlenip, harika fotograflar cektirebilirsiniz. Hayaletli agac dedigimiz tur ozellikle dikkat cekiciydi gerci sanirim bu bir agac cesidinden cok agaclari saran bir ot turu olabilir.


Caladesi Island State Park

Floridanin bizim gittigimiz bati kiyisi Aralik ayinda bile 25 derece sicaklikta ama epey ruzgarliydi. Ogrendigim kadariyla eyaletin en kalabalik oldugu donemler de her ne kadar yagmur yagma ihtimali olsa da Mayis-Ekim arasi oluyormus. Orlando ise Disneyland gibi temali eglence yerleri ile tum yil boyunca oldukca fazla turist cektigi icin belli bir sezona sahip degilmis. Biz her ne kadar okyanusta yuzme arzumuzu yerine getiremesek de gercekten Tampa'nin gozdelerinden 'Clear Water' inanilmaz derecede uzun, bembeyaz kumsali, cesit cesit kuslarin uctugu masmavi gokyuzu ve tertemiz suyuyla cok cekiciydi. Adini eyaletler arasi bir yoldan alan 'Pier 60' adli iskelede yapilan etkinliklere katilmanizi en azindan orada balik tutanlari ve gun batimini uzun uzun izlemenizi mutlaka oneririm. Florida'nin bati yakasi yolda oldugunuz anlarda bile iki tarafinizdan gorulen okyanus ve korfez ile huzur dolu. Tatilde eglenmek isteyenler icin ise bizim de ugradigimiz, populer mekan 'Shepphards''i onerebilirim. Hele de Bob Marley tarzi reggae muzik sevenlerdenseniz, hava da sicaksa oraya bayilmaniz garanti. Alisveris yapmak isteyenler icin onerilecek cok fazla outlet merkezi olmakla beraber sehir merkezinde bulunan keyifli bir yer de 'Ron Jon Surf Shop' olacaktir. Dukkanin icinde her sey var desem yeridir; yiyecek, giyecek, hediyelik esya, surf esyalarinin yani sira cocuklarin sorf yapabilecegi ufak ama gercekci bi havuz bile mevcut. Eger orada uzun sure gecirekseniz tekne turlarina katilmak, jetski yapmak, yunuslari dogal habitatinda gozlemlemek de guzel fikirler, bu sirada bir suru temali tekne arasinda bizim favorimiz korsan gemisiydi.


Pier 60

Eger Turkiye'den ucuz ucak bileti bulunabilirse (belki cok onceden alinarak) burasi yaz tatilleri ya da balayi icin kesinlikle dusunulebilir. Cunku uygun fiyatli ama harika manzarali oteller bulmak ve cesit cesit restorandan birini secmek, okyanusta yuzmenin, bembeyaz sahilde guneslenmenin, voleybol oynamanin keyfi inanilmaz olacaktir. Benim Clear Water mevkiinde israrla onerecegim yer; harika akdeniz lezzetleri yapan 'Pizza Bizzar' isimli bir Yunan restorani oldu. Inanilmaz lezzetli yemeklerinin yani sira sicakkanli sahibi ve kibar calisanlariyla da hepimizin gonlunu kazandilar. Ustelik aldigi durust yorumlarla 'tripadvisor' sitesinde de 1. sirada olduklarini eklemem lazim. Biz 6 kisi gitmistik ve herkes cesit cesit pizza yer ve kendinden gecerken ben de bizdeki tavuk sise benzeyen bir yemek soyledim ve gercekten kullandiklari tum malzemeler oldukca taze ve lezizdi.




Konaklama konusuna gelince bizim kaldigimiz otelin adi 'Beachview Inn'di. Fiyat seviyesi ve lokasyonu harika olmasina karsin oda bekledigimiz gibi degildi. Ama uzun saatlerinizi odada gecirmeyi planlamadiginiz surece kesinlikle onerecegim bir otel cunku manzarasi ve bulundugu yer tartisilmaz derecede iyi. Biraz daha uzun ya da cocuklu kalacak olanlara ise bahsettigim otelden 5 dakika uzaklikta olan yine muthis bir manzaraya sahip Hilton'u onerebilirim tabi. Biz sadece 2 gece 3 gun kaldigimiz icin sorun yasamamis olduk.


En basta bahsettigim kimi komik kimi korkunc olaylarin oldugu 'road trip' filmleri bir yana biz allahtan boyle seyler yasamadik. Ama yolda gecirdigimiz bir gecemiz biraz maceraliydi. Yol kenarina siralanmis, dikilmis duran geyikler ve yol boyunca devam eden 'geyik cikabilir' levhalari bizi epey korkuttu. Gecenin bir yarisi sadece bizim oldugumuz yolda her an bir geyigin yola atlayabilecegi dusuncesiyle dordumuz de gozlerimizi faltasi gibi acip yola diktik. Mola verdigimizde arabayi kullanan arkadasimizin “Ya onumuze atlarlarsa, ne yapmak lazim acaba diye dusunmekten cok gerildim.” cumlesi tum yol boyu hepimizin aklindan gecenleri ozetlemis oldu. Kazasiz belasiz o gece yolculugunu da atlattik. Bu sirada Florida'da cok fazla parali yol oldugunu soylemeden gecemem, her ne kadar ucretler cok uygun olsa da bu kadar cok durmak zorunda kalmak rahatsiz edici olabiliyor.


Dikkat geyik cikabilir!


Gezimiz boyunca uc farkli otelde kaldik. Yola cikma kararini biraz son anda aldigimiz ve tam gezimizi yaptigimiz donem burada 'Christmas' haftasi (25 Aralik civari) oldugu icin otel fiyatlari oldukca ucuktu. Mumkun oldugunca fiyat olarak cok pahali olmayan ama iyi oteller ile ayni mevkide bulunan yerleri secmeye calistik. Kisacasi onceligi lokasyona verdik -ki ben Amerika'da yapacaginiz tum gezilerde buna onem vermenizi oneririm-. Bir tavsiyede ablamin bir arkadasinin ailesi ile her zaman yaptigi gibi 'Holiday Inn' tarzi hem her yerde olan hem de ortalama bir fiyat/konfor standardi yakalamis otellerde kalmak olabilir. Tahmin edemeyeceginiz kadar sorunlu yerlerle karsilasmak mumkun olabiliyormus cunku.


Biz neyseki otellerimizden memnun kaldik, hicbir sorun yasamadik. Fakat benim gezi boyunca en begendigim otel arkadaslarimizin kaldigi 'Westin Cape Coral' oldu. Inanilmaz bir manzara karsisinda olanaklari sinirsiz kendi icinde bir kasaba gibi olan cok keyifli bir yerdi. Burada havuza girerek aralik ayinda gokyuzunun altinda yuzme arzumuzu da yerine getirmis olduk. Her ne kadar okyanus da yuzme cesaretini bulamasak da tatilin keyifli yanlarindan biri de bu oldu. Cape Coral acikcasi hic ayrilmak istemedigimiz bir yer oldu. Gerek havanin iyice isinmis olmasi gerek ortamin cok huzurlu olmasi oradan ayrilmayi zorlastirdi. Bir gun teknemiz ile oraya gitmenin hayalini kurmadik desem yalan olur.


Westin Cape Coral

Ucuncu ve son duragimiz Florida'nin baskenti olan Tallahassee oldu. Guzel caddelerinin yani sira oldukca ic karartici yerleri de oldugunu gordugumuz bu sehir bizde cok iyi izlenimler birakmadi ve acikcasi sizlere de onermem. Ama bizim Cape Coral'dan Atlanta'ya olan cok uzun yolumuza cikmadan once guzelce dinlenmemize yaradigi da bir gercek.




Sonuc olarak bir macera gozuyle baktigimiz 'roadtrip' bizi tahmin ettigimizden daha cok mutlu etti. Yeni yerler gormenin, yeni tadlar denemenin ve kendine hizli bir yolculuk yapmanin harika bir yoluydu, hem macerali hem huzurluydu. Iyi planlama yapmanin onemli -haritalar, otel ve restoran rezervasyonlari-, bakimli bir araba ile gidilmesinin sart, trafik ya da kaza gibi faktorleri goz onunce bulundurmanin gerekli oldugunu da hatirlatmak isterim. Son olarak bol bol fotograf cekmeyi, ufak da olsa hatiralar biriktirmeyi unutmayin derim! Iyi yolculuklar...